Annemin demesi, kucukken oldukca sosyal bir cocukmusum. Dolayisiyla, her sey yolunda gitseydi, bugun sosyal bir yetiskin olabilirdim. Cocuklugumdan bu yana bazi seyler kesinlikle ters gitti. Nelerin ters gittigine dair gecmisimi dusundugumde aklima sunlar geliyor:
Sosyete ile uyusabilmenin zorlugunu ilk deneyimlemem ilk okulun son yillarina dayaniyor. Sinif ogretmenimizin bizi birakmasiyla alakali dusuncelerimi aklimdaki sekliyle dile getirdigimde buyuk tepki topladim. Bu durusum, sinif icinde az da olsa dislanmama sebep oldu. O noktada, bazi konularda yasitlarimdan farkli dusunebilecegimi, dusuncelerimi onlardan farkli sekillerde ifade edebilecegimi, ve yasitlarimin her zaman ifadelerimi iyi karsilayamayabilecegini anladim. Bu durum, insanlari ve insan iliskilerini anlamaya baslamama yardimci olurken beni bunlardan bir miktar da soguttu.
Orta okulda baska bir okula gectim. Basta isler yolundaydi. Ama bunun degismesi cok zaman almadi. Bu seferki durum, kendisini bir sure tanidiktan sonra iyi biri olmadigina karar verdigim bir insandan uzaklasmaya calismak adina aldigim durus ile basladi. Bu kisi, durusumdan oturu, benden kelimenin tam anlamiyla nefret etmeye basladi. Ve bu kisi, baskalarini da yanina alarak, alti yil boyunca bana zorbalik yapti. Yillar boyunca ugradigim zorbalik, bu dunyadaki bazi insanlarin kotu olabilecegini ve bazilarinin da sebepsiz yere kotu davranmaya yonelik manipule edilebilecegini fark etmemi sagladi. Bir insani kotu olmaya ya da kotu davranmaya neyin ittigini o yillarda anlayamamis olsam da, alti yil boyunca yasadigim zorbalik kafamda bir dusunceyi netlestirdi: bir insan kotu ise ondan uzak dur. Bu eylemi gerceklestirebilmek icin, oncelikle birinin kotu olup olmadigini anlamam gerekiyordu. Bu, o noktada sahip oldugum bir yetenek degildi.
Leave a comment